Esen Plastik Esen Plastik

Basında Esen
Basında Esen
Geri Dön
29/05/2009 TARİHLİ YENİASIR ÖZEL HABERİ
29.05.2009

Salih Esen’i, 150 Metrekarelik Atölyeden 3 Fabrika Ve 51 Ülkeye İhracata Yükselten Anlayış

Reklam, teknoloji kadar önemli

Salih Esen (57) sanayici olarak doğmuş biri. Babası Zihni Esen Seydiköy’de (Gaziemir) doğduğu evin bitişiğinde ağaç ambalaj fabrikasına sahipmiş. Üretim-işçi ortamında büyümüş. Şimdi o fabrika ve evin yerinde annesi Nemciye Esen adına açılmış Devlet Hastanesi var. Babasını 13 yaşındayken kaybedince ağabeyi ile ağaç işini sürdürmeye çalışmışlar. Fakat fabrika trend uyarınca kapanmış.
Makine mühendisi olup askerliğini de bitirince otomotiv alanında üretime geçmeyi hayal etmiş Salih esen. Fakat bir rastlantı onu plastik sektörüne çekmiş. Kimya mühendisi olan amca oğlunu, İstanbul’da girdiği iş yeri Petaş Plastik’te ziyaret edince, bu sektöre girme kararı almış.

İLK ATILIM

Karabağlar’da 150 metrekarelik bir atölye kiralayıp yerli imalat iki makine ve 3 işçi ile hortum üretmeye başlamışlar. İşi öğrenince, pazarda tutunmak için fark yaratmak gerektiğini görüp dış fuarlarda arayışlara başlamışlar. İlk olarak bin beş yüz, sonra 3 bin metrekarelik üretim tesisi kurmuşlar.
“Üretim hızlı yükselişi sağlar, ama Türkiye’de sanayicilik zor zanaattır, siz nasıl girdiniz bu işe?” sorumuz üzerine üstte okuduğunuz kısa hayat öyküsünü anlatan Salih Esen diğer sorularımızı da şöyle yanıtladı:
Yükselişinize hız kazandıran çok ucuz çok pratik bir hortumdu bildiğim kadarıyla...

“GIRTLAK” BAŞARISI

Doğru... Onu üreten makineyi Düseldorff Fuarı’nda gördük ama çok pahalıydı. Mesleğimizden de yararlanıp yerlisini yaptık. “Gırtlak” diye adlandırılan o yivli hortum, esnekliğiyle sadece hortum olarak değil sıhhi tesisat borusu olarak da büyük talep gördü. Türkiye’de bir ilkti.
Sanayicilikte nereden nereye geldiniz?

33 yıl önce işe 3 işçi ile başlamıştık, bugün çalışan sayımız 500... 150 metrekarelik imalathaneden, İzmir’de 60 bin metrekarelik bir, Adana’da 30 ve 50 bin metrekarelik iki fabrikaya yükseldik. Ürün çeşidimiz 1’den 3 bine yüseldi.
Altyapıda ilk ikideyiz, 3 metre çapa kadar pis su, su ve gaz boruları üretiyoruz. Esenpen’le konutta ilk dörtteyiz, tesisat boruları ve çatı olukları da yapıyoruz. Zirai sulamada ise Türkiye birincisiyiz.
Sektörünüzde yeni alanlara çok çabuk kanalize olabildiniz. Bunu nasıl başardınız?

GÜNDE 24 SAAT

33 yıldır günün 24 saatini işimizle geçiriyoruz. Farklılık yaratmadan rekabette başarılı olamayacağımızı biliyoruz. Hizmette de farklılıkla müşteri memnuniyeti sağlıyoruz. 20 kişilik bir AR-GE grubu ve gelişmiş bir laboratuarla dünyayı izliyoruz.
Reklamlardan anladığım kadarıyla son olarak damla sulamada atılım yaptınız...

Doğru... Ama o konuda 15 yıldır çalışıyoruz. Hatta Türkiye’deki ilk üretimin bize ait olduğunu söyleyebilirim. Ne yazık ki kıymeti geç anlaşıldı.
Markalaşmanızda reklamın önemli rol oynadığı muhakkak. Topluma mal olmuş “Senin reklâmcında iş yok oğlum!”, “Boru mu bu?” gibi sloganlarınız oldu.

Sanayide ürün önce kaliteli olmak zorunda...Ama kalite yetmez aynı zamanda tanınır ve bulunur da olmalı. Biz reklama, makine ve ekipmana yaptığımız yatırım ölçüsünde önem veriyoruz.
Krize rağmen hem reklamı hem yatırımı sürdürdünüz...

Evet, Adana’daki 50 bin metrekarelik ikinci fabrikamızın inşaatını Eylül 2008’de başlattık. Krize rağmen inşaat sürdü, sizin ekle aynı günlerde üretime geçecek. Krizde reklamı hiç kesmedik.
Dışa açılma ve ihracat çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Romanya’da bir depo ve satış merkezimiz var. Ortadoğu ülkelerinde de bayiliklerimiz. Örneğin Esenpen Suriye’de, Hindistan’da çok tanınan bir marka. Toplam 51 ülkeye ihracat yapıyoruz. Adana yatırımımızı da Ortadoğu ve Libya başta olmak üzere Afrika’ya ihracat yapmak üzere planladık.

Salih Esen sanayicinin önünde dağ gibi engeller olduğunu bunların başında da karşılıksız çek olayının geldiğini söylüyor.
Türk firmaları, neler yapılırsa dışa daha kolay açılır ve dünya markası olabilir?

Her şeyden önce sanayicinin sırtındaki yükler kaldırılmalı. Biz işçiye ödediğimizden fazlasını onu çalıştırmak için devlete ödüyoruz. Dünyada teknik üniversitelerin öğretici ve öğrencileri sanayi ile iç içe çalıştırır.
Onları okulda değil sanayi tesislerinde bulabilirsiniz. Bizde de büyük yatırımlarla kurulmuş laboratuarlara sahip üniversitelerin bunları sınai üretim için değerlendirmeleri, sanayi ile iç içe çalışmaları lazım.
Ben 33 yıldır; kar payı dağıtmadan, kazandığımı yatırıma dönüştürerek işimi sürdürüyorum. Çünkü kayıt dışının haksız rekabetiyle de boğuşmak zorundayım.
Bir de karşılıksız çek kaosu var. Türk adalet sistemi borcunu ödemeyeni “mazlum” sayıyor. Ödenmeyen çekin karşılığı taksitle devlete ödeniyor adeta. Devlet çek tutarı kadar ceza alıyor ama aslında sizin paranızı almış oluyor. Böyle bir örnek dünyada yok. Batı’da tek çeki karşılıksız çıkanın ticari hayatı biter. Çek kaosu mutlaka önlenmeli.

ÖRNEĞİ YOK

Kriz döneminde batan sanayicilerin çoğu alacaklarını tahsil edemedikleri için fabrikalarını kapatmak zorunda kaldı. Yeni jenerasyon bu zorlukları kaldıramaz. 1976 yılında işe başlarken mevcut olan zorluklar hala sürüyor. Karşınızda bir de kara para oluyor. Bütün bunlar, girişimcilik ve dünyaya açılma konusunda dağ gibi engeller oluşturuyor.

 




 

Plastik Boru
Bayi Ara

Esen Plastik
E-Bülten
İsim:
E-Mail:
  Kaydol 
Esen Plastik
Esen Plastik
Bayi Giriş
Bilgi Toplum Hizmetleri Programing & Design by Smartnet / her hakkı saklıdır © 2018 Esenplastik